7 Mart 2014 Cuma

Alışveriş - Gezilecek Yerler

Turizm öğrencisi olmama rağmen çok müze seven biri değilim, yeni bir ülkeye gittiğim zaman süpermarketler, ara sokaklar, esnaf lokantası tarzı halkın gittiği yerler daha çok ilgimi çeker, daha çok o ülkenin tarzını anlatır bana. Viyana’da sürekli kitapçılara girdim, hobi kitapları hep baş köşedeydi. İlginç tarafı, diyelim bahçe işleriyle ilgili kitaplar var, yanında hediyelik olarak minik saksılar, belirtilen ülkenin toprağı ve birkaç tohum alabiliyorsunuz, üstünde nasıl bakılacağı yazıyor. Mutfak kitaplarının olduğu yerde tariflerde lazım olabilecek silikon kalıplar filan var.
Mariahilfer Straße boyunca ilerlediğinizde Museumsquarter’a geleceksiniz, orada dilediğiniz müzeye girebilir, kilise gezebilir ve çok güzel fotoğraflar çekebilirsiniz. İstanbul daki tarihi yarımada gibi düşünün, oradaki her bina bir sanat harikası J Anlamadığım şey heykellerin hep şiddet içermesi, hep bir kılıç, bir ejderha, acı çeken insanlar. 
Praterstern 2. bölge, orada yürüyebilir, eğlence parkına gidebilir ve arabaların giremediği büyük parkta bisiklete binebilirsiniz. Kesinlikle tavsiye ederim. 

Alışveriş
Günlük alışverişinizi Billa’dan yapmanızı tavsiye ederim, MoneyClub gibi bir kartı var onu alın ve indirimlerden yararlanın. Ayrıca Merkür ve Müller çok indirim yapan yerler. Merkür ler genel olarak Türk çalıştırıyor, ilk günlerde o ne bu ne diye sorarken kendi dilinizde sormak daha iyi oluyor J
SCS büyük bir alışveriş merkezi, Shopping City Süd açılımı. Karlsplatz yakınlarından kalkan Baden S-Bahnıyla gitmek mümkün. Ya da Siebenhirten’a U6 yla gelip oradan Baden S-Bahn ına aktarma yapabilirsiniz. Orada bir çok mağazanın yanında, IKEA ve Saturn gibi büyük mağazalar da var. Herkesin elinde göreceğiniz Primark poşetlerini takip edip Primark’a girin. Zaten çok uygun ve kaliteli ürünler, bir de indirime denk gelirseniz €1 a upuzun atkılar, €0.50 ye atkı bere takımları alabilirsiniz. Her birinde yaklaşık 10 kasiyerin yer aldığı 4 tane kasa var, buna rağmen sıra var siz düşünün J IKEA da yemek yiyecekseniz kola otomatından gelen kola kesinlikle bizim alışık olduğumuz kola değil, berbat bir şey, aklınızda olsun.
Mariahilfer Straße’yi şehrin gizli merkezi diye tanıtmıştı ilk gün tanıştığımız bir Türk. Gerçekten de Westbahnofta indiğinizde caddenin soluna doğru ilerlerseniz yüzlerce mağaza sizi bekliyor olacak, nur €1 diye bir mağaza var caddenin sağ tarafında, aklınıza gelmeyecek ilginç şeyler var tabi ki €1 değil hepsi. Gene de artık her şeyin her yerde olduğu zamanlarda arkadaşlarınıza hediyelik bir şeyler düşünüyorsanız hem ilginç hem de uygun şeyler bulabilirsiniz J. Onu geçtikten sonra Thalia diye bir kitapçı var oradan da değişik şeyler bulabilirsiniz, içinde bir Manner satan bölüm de var. Mirabell'in Mozart'ından daha ünlü bu Manner gofretler. Caddenin sonu Museumsquarter’a  çıkıyor, gerisi hep tarih. J

Konaklama

Benim okulum konaklama olarak bize Wihast ı önerdi, aracı bir kurum. Viyana ‘ da yurtlar rezervasyon kabul etmediği için ve yer sıkıntısı olduğu için bu tip kurumlar aylık €40 – 50 fazla alıyor ama kafanız rahat ediyor. Benim konuştuğum kadın inanılmaz gıcık biriydi, sorduğum her soruda beni tersledi ve çoğu zaman cevabı tam vermedi. Wihast bünyesinde 13 tane yurt var, okulunuza veya bütçenize en uygun olanı seçebilirsiniz. 2 aylık depozito ve ilk ayın kirasını yatırıp imzaladığınız kontratı gönderiyorsunuz. Daha sonra da Viyana’ya geldiğinizde anahtarları alıyorsunuz.
**Eğer önceden rezervasyon yapacaksanız spring sömestri için sözleşmeyi mutlafa 1 Şubat veya öncesi olarak imzalayın yoksa sömestr ulaşım kartına iki kat para verirsiniz benim gibi.


Otel için de hafta içi hafta sonu farklı fiyatlar var bir haftalık bir konaklama düşünüyorsanız şubat ayında €200 den başlıyor. Ben yurt açılma tarihinden 10 gün önce geldiğim için otelde kalmak zorunda kaldım, Hotel Kaffeemühle 7. bölgede, WiFi otel genelinde mevcut ve ücretsiz, temiz bir otel. Fiyatı biraz daha yüksek ama bence değer. Önünden tramvay geçiyor ve ana istasyonlardan biri olan Westbahnhof a yürüyerek 10 dakika, tramvayla sadece iki durak. Rezervasyonunuzu mutlaka booking.com üzerinden yapın, Kaffeemühle de iki gün kaldıktan sonra geri kalan günler için pazarlık yapmaya çalıştım ama bana booking in çok üstünde bir fiyat verdiler, ben de geri kalan günleri tekrar booking ten yaptım.

Yiyecek - İçecek

Viyana genel anlamda İstanbul'a göre pahalı bir şehir ve merkez uzak fark etmeden fiyatlar birbirine yakın. Restaurantlar pahalı ve genelde turistler veya halkın üst tabakası yiyor oralarda ve dressing code oluyor. Onun dışında büfe tarzı yerlerde Chineese noodle ve Turkish Kebap yarışıyor. Hemen hemen her u-bahn girişinde çıkışında kebap döner ve noodle yapan Türk büfeleri oluyor.
Malum Viyana’nın Şnitzel’i ve Sachertorte’si meşhur. Torte için tek adres torteye adını veren Cafe Sacher. Dilim olanındansa minik pasta şeklinde olanı daha güzel, daha çok çikolata var :) Şnitzel’i henüz bilinen bir yerde yemedim, dikkat etmeniz gereken eğer domuz eti yemiyorsanız üç çeşit şnitzel olduğu. Dana, domuz ve tavuk. Yiyeceğinizin hangisi olduğunu garsona sorabilirsiniz.
Su ayrı bir konu. Çeşit çeşit renkli şişelerde farklı etiketlerle sular var, Türkiye’deki sulara en çok benzeyenler ohne ya da still yazanlar. Farklı markalarda farklı etiketler olabiliyor, ben yıllardır ohne yi bilirdim still in de gazsız olduğunu bugün susuz kalınca öğrendim J
Çok güzel ekmekleri var, Der Mann hemen her yerde olan güzel bir fırın, €0.80 den başlayan küçük ekmekleri var, hepsi birbirinden güzel, biz orada denk geldiğimiz Frau Nazmiye sayesinde adınız şu an unuttuğum içi peynirli tatlı bir ekmek aldık, tadı harikaydı. Anker de çok gördüğüm ama denemediğim bir yer, denediğimde yazarım.



Erasmus genel bakış






Erasmus programı ne kadar 4 – 5 ay gibi bilinse de gitmeden önce ve geldikten sonra yapılan işlerle neredeyse bir yılı bulan bir süreç. Ben anladığınız üzere Viyana’yı seçtim. Okulumun anlaşmalı olduğu üniversite çok bilinen Viyana Üniversitesi ya da Viyana Teknik değil, Modul University Vienna ydı
Maps.google dan baktığımda çok uzak gözükse de u-bahn larla ve s-bahnlarla çevrili Viyana’da her yere gitmek çok basit. 
Bir çok diğer okulun aksine Modul University Viyana’ya gelmeden aylar önce bir sürü mail gönderdi ve ulaşım, konaklama gibi bilgileri verdi. Yurt ayarladı (okula ve merkeze yakın, fiyatı uygun) ve en önemlisi bir ‘buddy’ atadı. Buddy programı ile o okulda bir öğrenci benim Viyana'daki konforumdan ben orada olduğum sürece sorumlu olacakmış, onunla mailleştik ve bir çok konuda yardımcı oldu. Ayrıca okul beni havaalanında karşılamak için çok önceden geleceğim saati tarihi ve uçuş numarasını istedi. Facebook ta bizim için bir grup kurmuşlar ve her türlü sorumuza anında cevap verdiler, bir hafta süren oryantasyonda kahvaltılar partiler ve daha bir sürü program kaynaşmamız içindi.
Viyana çok Türk barındıran bir şehir, ilk günlerde Erasmusla Viyana’ya mı geldim Farabi’yle Ankara’ya mı gittim anlayamamıştım. Aranızda Türkçe konuştuğunuz anda ya biri Türkçe laf atıyor ya da belirgin bir şekilde dinleyip sizi rahatsız ediyor.
Mağazalar, marketler neredeyse üçte iki Türk personel çalıştırıyor. Bu bazen işinize yarasa da ben çoğu zaman Türk olduğumu belli etmedim Herr Yakuplara, Frau Nazire lere